|
Sayfa 1 Toplam 2
Ruhun kanatlanıp uçmaya başlayınca, Sende gitmek isteyeceksin buralardan. Kara sevdaya tutulmuş aşıklar gibi, Kayıplara karışıp unutulmak için, Ömür çiçeklerini yeniden dikmeye gideceksin. Ama gidersen unutursun. Başka iklimlerde sil baştan sevmeyi. Solgunlaşır ve yalnızlaşır ruhun, Konuşmaz olursun eskisi gibi, Çölleşir bakışların, unutturur bir şeyleri, Kışların da çoktan vurmaya başlar yüzüne. Her attığın adımda dökülür ömür yaprakları. Kurduğun hayallerinin ardından açmayınca çiçekler, Başka topraklarda sulamaya gideceksin. Hatıra geldikçe anımsadıkların, Üzüleceksin kapattığın kapıları açamayacağın günlere, Sokak başlarında bekleyenin de olmayacak belki de, Sen gidersen geride kalan hiçbir şey olmayacak. Gidersen durulur mu buralarda, Beklenir mi ölüm de olsa sensiz. Sen gittikten sonra, Belki bir gün ben de giderim. Açmayınca çiçekler , elimde solmaya başlayınca, Toplarım kıyılara vuran hayallerimi de, Koyarım yalnızlığımın ayrılık akşamına, Kimselere bir şey demeden giderim ki, Beni bildikleri gibi ansınlar diye. Kayıplara karışıp ta çok uzaklarda, Yitik bir özlemi aramaya giderim. Sensizliğimin rengine bürünüp yine, Gözlerimdeki umutları da söndürüp, Her ayrılıktaki gibi göz pınarlarımı kurutmadan, Kimsem yokmuşçasına sır olur giderim. Sorular sorulmadan geceyi mendil yapıp, Seni kaybetmişcesine hasret dolu giderim. Yorgun düştüğüm her yolculuktan sonra, Kefen giymişcesine dönmemek için , Parlayan yıldızlarımı da söndürüp, Kalbimin atmadığı günü görmek için giderim. Eksik kalan bir şeyleri yeniden diriltmenin, Umudunu kaybetmişcesine , Rüzgarın yerlere döktüğü yaprak misali, Avucumdan düşenleri toplamadan, Aradığını bulamadan ayrılan sevdalıların, Yüreklerini yakan ayrılık gecesi gibi, Ben de kendi ayrılığımı yaşamaya giderim, Çünkü sen gidersen, ben nasıl kalırım Görüntüleme sayısı: 230 | E-Posta
|